Tekno Haberler

  1. Anasayfa
  2. »
  3. YEREL HABER
  4. »
  5. EKODOSD ile Tarihe Yolculuk: Aydın ve Muğla’nın Gizli Hazineleri

EKODOSD ile Tarihe Yolculuk: Aydın ve Muğla’nın Gizli Hazineleri

Tekno Haberler Tekno Haberler -
53 0
"EKODOSD ile Tarihe Yolculuk: Aydın ve Muğla’nın Gizli Hazineleri" başlıklı haber için fotorealistik

Doğa ve tarih tutkunlarını bir araya getiren etkinlikleriyle bilinen Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), bu hafta sonu yine unutulmaz bir rotaya imza attı. Dernek üyeleri, Aydın ve Muğla il sınırlarının kesiştiği noktada, antik çağlardan günümüze uzanan kültürel ve doğal bir keşif yolculuğuna çıktı. teknohaberler.com.tr olarak yakından takip ettiğimiz bu özel etkinlikte, katılımcılar hem binlerce yıllık tarihe tanıklık etti hem de bölgenin eşsiz ekosistemini yerinde inceleme fırsatı buldu.

Hyllarima Antik Kenti’nde Tarihe Dokunuş

Gezinin ilk durağı, arkeolojik önemi her geçen gün daha iyi anlaşılan Hyllarima Antik Kenti oldu. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Bekir Özer’in bilimsel danışmanlığında 2021 yılından bu yana kazı çalışmalarının sürdüğü antik kent, ziyaretçilerini büyüledi. Profesyonel turist rehberi Hakan Bahçecioğlu, antik tiyatronun basamaklarında katılımcılara Karya bölgesinin tarihi ve mitolojide önemli bir yeri olan Çine Çayı efsaneleri hakkında detaylı bilgiler aktardı.

M.Ö. 4. yüzyıldan M.S. 7. yüzyıla kadar yaşamın sürdüğü tahmin edilen kentte, özellikle tiyatro bölümünde yapılan temizlik çalışmaları dikkat çekti. Daha önceki yıllarda bitki örtüsüyle kaplı olan tiyatronun, yürütülen titiz çalışmalarla gün yüzüne çıkarıldığı gözlemlendi. Bilimsel veriler ışığında, tiyatronun sahne binası ve Agora stoasının geçmişte yaşanan büyük bir depremle yıkıldığı bilgisi de doğaseverlerle paylaşıldı.

Geleneksel Sanatlar ve Gizemli ‘Palleci’ Dili

Tarihi kalıntıların ardından rota, yaşayan kültürel mirasın izini sürmek üzere Kavaklıdere’ye çevrildi. Bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan ve yüzyıllardır sürdürülen bakırcılık sanatı yerinde incelendi. Bakırcılar Çarşısı’nı gezen EKODOSD üyeleri, bakırın ateşle dansını ve ustaların ellerinde nasıl şekillendiğini hayranlıkla izledi.

Ziyaretin en ilgi çekici anlarından biri ise bakırcı esnafının kendi aralarında iletişim kurmak için geliştirdiği “Palleci Dili” hakkında bilgi alınmasıydı. Kazıma ve dövme tekniklerinin inceliklerini anlatan ustalar, bu mesleki jargonun tarihçesine de değinerek kültürel bir zenginliği gözler önüne serdi.

Latmos ve Madran’ın Kaya Freskleri

Kültürel turun ardından doğanın vahşi güzelliğine doğru bir yürüyüş başladı. Latmos bölgesinin doğusunda, Madran Dağları’na uzanan vadide, jeolojik oluşumların sakladığı kaya freskleri ziyaret edildi. Profesyonel rehber Ayda Su Pusar, devasa kaya yüzeylerine işlenmiş ve binlerce yıldır varlığını koruyan fresklerin anlamlarını ve dönemsel özelliklerini katılımcılara aktardı.

Kuraklığın Gölgesinde Çine Barajı ve Endemik Türler

Gezinin hüzünlü ama farkındalık yaratan durağı ise Çine Barajı havzası oldu. teknohaberler.com.tr ekibi olarak çevre konularındaki hassasiyetimizle vurgulamak isteriz ki, bölgedeki kuraklık etkileri ne yazık ki gözle görülür boyutlara ulaşmış durumda. Baraj sularının çekilmesiyle birlikte eski İncekemer köyüne ait ev kalıntılarının ve yolların tekrar gün yüzüne çıkması, iklim değişikliğinin somut bir kanıtı olarak izlendi.

Bu hüzünlü manzaraya rağmen doğa yaşamaya devam ediyor. Bölgeye özgü endemik bir tür olan Cyclamen mirable çiçekleri ve Marmaris-Köyceğiz hattında sıkça rastlanan Sığla ağaçları, baraj havzasındaki tepelerde incelendi. Doğaseverler, bu nadide türleri fotoğraflayarak arşivledi.

1200 Yıllık Çınar ve Koruma Bilinci

Rotanın finali ise adeta zamana meydan okuyan bir anıt ağaçla yapıldı. 1900’lü yıllarda inşa edilen taş bir yoldan vadiye inen ekip, 1200 yıldır ayakta duran devasa Doğu Çınarı ile buluştu. Yanı başındaki kuyunun serinliğiyle asırlardır hayatta kalan bu anıt ağaç, katılımcılara duygusal anlar yaşattı.

EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, gezi sonunda yaptığı değerlendirmede, bölgenin hem doğal hem de kültürel zenginliklerinin korunması gerektiğinin altını çizdi. Sürücü, üyelerle birlikte gerçekleştirilen bu tür faaliyetlerin, tarihi ve doğal değerlerin geleceğe taşınması adına bir koruma bilinci oluşturduğunu ifade etti.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir